Ekonomi

Çin’in sanayi politikası teknolojiye mi katkı sağlıyor yoksa verimliliğe mi zarar veriyor?

Investing.com — Çin’in kapsamlı sanayi politikası, BYD (SZ:002594) ve DeepSeek gibi küresel rekabet gücüne sahip şirketler ortaya çıkardı. Ancak bu politika, Devlet Başkanı Xi Jinping’in temel hedef olarak belirlediği verimlilik artışını sağlayamadı.

Yeniliğe rekor düzeyde yatırım yapılmasına rağmen, genel verimlilik artışı yavaşladı. Özellikle imalat sektöründe bu durum belirgin. Bu da stratejinin genel etkinliği konusunda şüphe uyandırıyor.

Küresel mali krizden bu yana Çin, devlet öncülüğündeki inovasyona agresif bir şekilde yöneldi. Politikalar, elektrikli araçlar ve yapay zeka dahil “stratejik” olarak belirlenen sektörlere sübvansiyonlar, vergi indirimleri, ucuz krediler ve kamu alımları sağladı.

Xi, başarının nihai ölçüsünün “toplam faktör verimliliğinde önemli bir artış” olduğunu vurguladı. Bununla birlikte, Capital Economics tarafından derlenen veriler tam tersini gösteriyor.

IMF tahminlerine göre verimlilik artışı 2000’li yıllardaki yüzde 3,7’den 2010’lu yıllarda yüzde 1,9’a düştü. Bazı modeller, verimliliğin tamamen düşmüş olabileceğini öne sürüyor.

Devasa kamu yatırımlarına rağmen, küresel verimlilik liderleriyle yakınsama hızı yavaşladı. Çin şimdi daha da geride kalma riski taşıyor.

Çin’in inovasyon hedeflerinin merkezinde yer alan imalat sektörü de 2012’den bu yana durgunlaştı. Bu durum IMF’nin firma düzeyindeki analizlerine göre belirgin.

BYD sanayi politikasından fayda sağlarken, Çin’in elektrikli araç sektörü 2010’lu yıllar boyunca derin sübvansiyonlar aldı. Ancak bu alandaki çoğu firma kâr elde edemedi.

2017’de Şanghay’da bir plaka, en çok satan elektrikli aracın sübvansiyonlu fiyatından daha pahalıydı.

Buna rağmen, Çin’in 169 otomobil üreticisinin yarısından fazlası artık yüzde 0,1’den daha az pazar payına sahip. BYD’nin başarısı, yüksek mali maliyetler ve uluslararası tepkilerle birlikte geldi.

DeepSeek ise devlet destek sisteminin dışında başarılı oldu. Yapay zeka 2016’dan beri stratejik bir öncelik olmasına rağmen, bir hedge fondan ayrılan DeepSeek çok az devlet yardımı aldı. Buna rağmen büyük devlet destekli firmalardan daha iyi performans gösterdi.

Capital Economics’teki analistler, bu durumun Çin’in inovasyon potansiyelinin devlet müdahalesi sınırlı olduğunda geliştiğini gösterdiğini savunuyor.

Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu tarafından incelenen çoklu çalışmalar, Çin sübvansiyonlarının genellikle siyasi bağlantılı veya daha az üretken firmalara gittiğini buldu.

Bu sübvansiyonlar kârları veya inovasyon kalitesini artırmıyor ve bunun yerine teşvikleri bozuyor. Kazançlar desteklenen firmalar arasında yoğunlaşırken, almayanlar kaybediyor. Bu da genel verimliliği düşürüyor.

Gemi inşa sektörü riskleri vurguluyor. 2003’te “temel sanayi” olarak belirlendikten sonra, sekiz yıl içinde 550 milyar ¥ sübvansiyon aldı. Çin şimdi dünyadaki gemilerin yarısını inşa etse de, araştırmacılar sübvansiyonların bu yüzyılda sektörün üreteceği toplam kârların beş katına mal olduğunu tahmin ediyor.

Capital Economics, Çin’in Güney Kore gibi benzerlerinden çok daha erken bir gelişme aşamasında inovasyona öncelik vermeye başladığını belirtiyor.

Bu değişim, ekonomik koşullardan ziyade stratejik kaygılarla yönlendirilmiş görünüyor. Aynı zamanda daha geniş ekonomide artan devlet müdahalesiyle örtüşüyor. Bu da iş dinamizmini daha da zayıflatıyor.

Çin’in sanayi politikası inovasyon ceplerini mümkün kıldı, ancak verimlilik artışı zayıf kalmaya devam ediyor.

Piyasa temelli disiplin ve ekonomik verimlilik üzerinde daha keskin bir odak olmadan, daha geniş stratejinin belirtilen hedeflerini karşılaması pek olası değil.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu